Anasayfa » Haberler »
  “madde bağımlılığı bir beyin hastalığıdır”
“Madde bağımlılığı bir beyin hastalığıdır”
Tarih : 05.08.2015 13:42:50
Okunma Oranı : 1221

“Madde bağımlılığı bir beyin hastalığıdır”


Madde bağımlılığını bir beyin hastalığı olarak değerlendiklerini ifade eden Psikiyatri Uzmanı Özgür Deniz Değer, bağımlılara ve ailelerine önemli tavsiyelerde bulundu.

Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde hizmet veren Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi ve Araştırma Merkezi (AMATEM) sorumlusu Psikiyatri Uzmanı Özgür Deniz Değer, madde bağımlılığını bir beyin hastalığı olarak gördüklerini söyledi.

Türkiye’de sigara, alkol, uyuşturucu ve benzeri maddelere son zamanlarda eklenen bonzai ve Jamaika türü sentetik uyuşturucuların kullanımı artarak devam ederken söz konusu maddeler ilkokul seviyelerine kadar indi. Bağımlılığın en fazla olduğu illerden biri olan Van’da ise özellikle 2011 depreminden sonra yıktırılmayan metruk binalar adeta madde kullanımına davetiye çıkarıyor.

İlke Haber Ajansı’na (İLKHA) konuşan Van AMATEM sorumlusu Psikiyatri Uzmanı Dr. Özgür Deniz Değer, Madde bağımlılığının bir beyin hastalığı olduğuna dikkat çekerek, çocukları bu hastalıktan korumanın en önemli ayağını ebeveynlerin oluşturduğunu söyledi.

Van AMATEM’in 18 Nisan 2014’te hizmete girdiğini ve o tarihten bu yana aktif bir şekilde burada çalıştığını anlatan Dr. Özgür Deniz Değer, 12 yatak kapasiteli AMATEM’de o tarihten bu yana polikinlik hizmeti ve hasta yatışlarını devam ettirdiklerini ifade etti.

“Madde bağımlılığını bir beyin hastalığı olarak görüyoruz”

Bölgede Elazığ ve Van’da AMATEM servisinin bulunduğunu bu yüzden de çok yoğun olduklarını dile getiren Değer, “Haftanın iki günü poliklinik hizmeti veriyoruz. Diğer günlerde de 12 yataklı olan servisimizde hastalarımızla ilgileniyoruz. Hasta diyoruz, çünkü madde bağımlılığını bir beyin hastalığı olarak görüyoruz.” dedi.

“Bağımlıların ailelerine yönelik de eğitimler veriyoruz”

AMATEM’in hizmete girişinden bu yana 230 hastaya yatış verdiklerini 2 bin 400 kadar bağımlıya ise ayakta tedavi uyguladıklarını aktaran Değer, “Yatan hastalarımıza çeşitli tedavi yöntemleri uyguluyoruz. Bunlar grup terapileri, uğraş terapileri ve tedavi olduktan sonra tekrar madde kullanmasını engelleyici bazı beceri ve stratejiler uyguluyoruz. Aynı zamanda bazı ilaç tedavileri de uyguluyoruz. Şu an yatan hasta sayımız 9’dur. Ama genelde polikinlikte günde 20 ile 30 arası bağımlıyı kabul ediyoruz. Sadece hastayı tedavi etmeye yönelik değil aynı zamanda hasta ailelerine yönelik de bilgilendirmeler, eğitimler veriyoruz. Ailelerin nasıl davranmaları gerektiği konusunda eğitimler veriyoruz.” şeklinde konuştu.

“Van’da en fazla eroin bağımlıları var”

Van’da en fazla eroin bağımlılarının olduğuna dikkat çeken Değer, şu bilgileri verdi: “Hasta profiline baktığımızda yüzde 95 kadarını eroin bağımlıları oluşturuyor. Diğer AMATEM’lerde edindiğim bilgilere göre, ilimizde madde bağımlısı sayısı oldukça fazladır. Diğer illerde eroin bağımlısı yatan hasta sayısına bakıldığında yüzde 70’lerde iken bu rakam bizde yüzde 95 kadardır. Az da olsa alkol bağımlıları yatışlarımız da oluyor. Tedavi süreci şöyle oluyor; genellikle hastalarımızı öncelikle polikinlikte değerlendiriyoruz. Gerekli tetkikleri yapıyoruz. Maddenin kendisine ne kadar zarar ve tedavi noktasında iradeli olup olmadığına bakıyoruz. Daha sonra ayakta tedavi süreci başlıyor. Fakat bazı durumlarda hastalarımızı hemen yatırmak zorunda kalabiliyoruz.”

Madde bağımlılığımdan kurtulmada motivasyon, irade ve çevre faktörünün çok önemli olduğunun altını çizen Değer, “Bir bağımlı ne kadar madde bırakmaya motive olmuşsa ve kendini ne kadar bu konuda hazır hissederse tedavi süreci de o açıdan daha sağlıklı yürür” dedi.

“10 bin bağımlı olduğunu tahmin ediyoruz”

Van’daki bağımlı sayısında tam bir sayı saptayamadıklarını ifade eden Değer, “Çünkü elimizde bu noktada bir istatistiki veri yok. Ancak bir milyonluk nüfusa sahip olan Van’da en az 10 bin bağımlı olduğunu tahmin ediyoruz.” diye konuştu. 

AMATEM olarak sadece Van’a hizmet vermediklerini aynı zamanda Hakkâri, Bitlis ve Ağrı’dan da hastalarının olduğunu aktaran Değer, bu bölgede sadece Elazığ ve Van’da AMATEM servisi olduğuna dikkat çekti.

“Bağımlıların yüzde 60’ı 30 yaşın altındadır”

Tedavi konusunda kendi başına karar vermediğini de sözlerine ekleyen Değer, “Bağımlılık tedavisi kişiye bağlı olan bir şeydir. Öncelikle kişinin tedaviyi istemesi gerekir. Yatan hastalarımıza baktığımızda bunların yüzde 60’ı 30 yaşın altında olan kişilerdir. Biz burada 18 yaş üstüne hizmet veriyoruz. 18 yaş altı ve ergenler ÇEMATEM dediğimiz Çocuk ve Ergen Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezlerine yönlendiriyoruz. 30 yaş altı gruplarda madde kullanımı çok yoğundur. Madde kullananların geneli de en az 2-3 yıllık madde kullanımından sonra bizlere geliyor. Genellikle maddeye başlama yaşı ilimizde ortalama 15-16’dır diyebiliriz.” ifadelerini kullandı.

15 ayda 2 bin 400 hasta gördüklerini ve bunların yüzde 95’nin eroin bağımlısı olduğunu dile getiren Değer, “En fazla eroin bağımlıları tedavi başvurusunda bulunuyor. Yine uyarıcı madde bağımlılığı da artmaya başladı. Tedavi sıralamasına bakıldığında en fazla eroin, metafetamin ve alkol şeklinde gidiyor. Bölgemizde aslında şöyle bir sorun var, aileler genelde çocukları bağımlı olmadan bunu fark etmiyor. Çünkü çocuklarını takip etmiyor. Bağımlılık gerçekleştirdikten sonra bir panik havasına kapılıyorlar. Yine de bağımlılık oluştuktan sonra ne kadar erken davranılırsa o kadar iyidir.” şeklinde konuştu.

“Bağımlılıktan kurtulabilirsiniz”

Bağımlılıkların merak ve çevre faktörleriyle doğru orantılı olduğuna da değinen Değer, “Çocuk sigara ile başlıyor sonra esrarı merak ediyor. Çevresinin etkisiyle farklı maddelere başlayabiliyorlar. Burada ailelerin rolü büyüktür. Buraya gelen hastaların bir çoğu yatış istiyorlar fakat bütün hastalarımız da yatışa uygun olmuyor ki buraya başvuran 2 bin 400 civarında hastanın sadece 230’una yatış verebildik. Yatışa uygun olmayan hastayı yatırsak bile belli bir süre sonra kendisi çıkmak isteyebiliyor. Dolayısıyla tedavisi yarıda kalabiliyor. Bağımlılara tavsiyemiz bundan kurtulabileceklerini unutmasınlar. Ailelerimize de tavsiyemiz çocuklarını takip etsinler özellikle sosyal ortamları üzerinde dursunlar”  diye konuştu.

ALT SAYFALAR